Kültürel mirasın yalnızca geçmişin izlerini taşıyan bir birikim değil, aynı zamanda yaşayan bir değer olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı ve Geleneksel Türk El Sanatları uzmanı Engin Küçükarslan, Osmanlı saray geleneğinin önemli unsurlarından biri olan “Destimâl-i Şerîf” üzerine Tokat Medya’ya özel açıklamalarda bulundu.
Kültürel mirasın yalnızca geçmişin izlerini taşıyan bir birikim değil, aynı zamanda yaşayan bir değer olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı ve Geleneksel Türk El Sanatları uzmanı Engin Küçükarslan, Osmanlı saray geleneğinin önemli unsurlarından biri olan “Destimâl-i Şerîf” üzerine Tokat Medya’ya özel açıklamalarda bulundu.
Tokat yazmacılığı ve ağaç baskı sanatındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Küçükarslan, bu geleneğin hem sanatsal hem de derin manevî boyutuna dikkat çekti.

Engin Küçükarslan:
“Destimâl kelimesi Farsça kökenlidir ve ‘tülbent, mendil’ anlamına gelir. Ancak Osmanlı saray geleneğinde bu, sıradan bir eşya değildir. Özellikle Hırka-i Şerif ziyaretlerinde kullanılan destimâller, Peygamber Efendimiz’e duyulan hürmetin ve edebin somut bir sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel hem de manevî değeri son derece yüksektir.”
Engin Küçükarslan:
“Destimâller, Enderun’da yetişen talebeler tarafından ıhlamur ağacından oyulan kalıplarla hazırlanırdı. Bu teknik, Tokat yazmacılığı ile birebir örtüşür. Yani aslında bu gelenek, Tokat’ın köklü el sanatlarıyla doğrudan bağlantılıdır. Sanat ile maneviyatın birleştiği çok özel bir üretim sürecinden bahsediyoruz.”
Engin Küçükarslan:
“Destimâllerin en dikkat çekici yönlerinden biri, üzerlerinde yer alan beyitlerdir. Bu beyitler Hz. Peygamber’e duyulan sevgi, saygı ve bağlılığı ifade eder. Sadece estetik bir unsur değil; aynı zamanda derin bir anlam dünyasını taşırlar.”
Engin Küçükarslan:
“Topkapı Sarayı’nda Ramazan ayının 15’inde gerçekleştirilen Hırka-i Saadet ziyaretlerinde destimâller önemli bir yer tutardı. Padişah tarafından dikkatle yerleştirilen bu mendiller, doğrudan teması önlerken aynı zamanda saygının bir göstergesiydi. Her detayın büyük bir hassasiyetle yürütüldüğü son derece özel bir merasimden söz ediyoruz.”
Engin Küçükarslan:
“Elbette. Ziyaret sonrası destimâller padişah tarafından hatıra olarak dağıtılırdı. Bu mendiller saklanır, yüzlere sürülür ve bir ömür muhafaza edilirdi. Bu yönüyle sadece bir nesne değil, manevi bir bağın sembolü hâline gelirdi.”
Engin Küçükarslan:
“Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi’nde yaptığım incelemeler beni çok etkiledi. Oradaki örnekleri gördükten sonra bu geleneği yeniden canlandırmak adına geleneksel yöntemlerle replika çalışmalar yapmaya başladım.”
Engin Küçükarslan:
Bu çalışmalar hem Tokat yazmacılığını hem de saray estetiğini bir araya getiriyor. İnsanlar sadece bir sanat eseri görmüyor; aynı zamanda yaşayan bir kültürel mirasa tanıklık ediyor.”
Engin Küçükarslan:
Bazı miraslar vardır ki sadece yok olduklarında değil, unutulduklarında da kaybolurlar. Bu yüzden bu değerleri yaşatmak hepimizin sorumluluğudur.
Tokat Medya Haber | Özel Röportaj
Kültür, sanat ve tarihin izini sürmeye devam ediyoruz.
Yorumlar