Sesin gür ve baskın olduğu, sözlerin değeri ve etkisini unuttuğumuz zamanlar yaşıyoruz… Seslerin gür çıktığı sözlerin gündeme gelmediği çıkmaz sokaklardayız… Bu girdap bireyin çevresiyle iletişim kuramadığı gibi gittikçe yalnızlaştığının göstergesidir.
Sözlerin öncelendiği anlamların ve kavramların değer gördüğü bir toplum, düşüncenin ve bilincin güçlü olduğu bir toplumdur. Böylesi bir toplumda bireyin özgüveni gelişir, üretkenliğe ve pozitif bakış açısına dönüşür.
Böyle bir toplumda insanlar yalnızca yüksek sesle konuşmaya değil, doğru ve anlamlı söz söylemeye önem verirler.
Çünkü sözler, düşüncenin ve dahi inancın aynasıdır. İnsanın niyetini, bilgisini ve karakterini yansıtır.
Sloganların geçici etkisinin aksine, anlamlı sözler ve derin kavramlar kalıcıdır.
Sloganlar çoğu zaman kısa süreli heyecanlar oluşturabilir; ancak toplumların gelişmesi için sağlam düşünceler, doğru kavramlar ve bilinçli ifadeler gerekir.
İnsanlar sözün değerini bildiğinde konuşmalarını daha dikkatli yaparlar.
Söz ; düşünülüp konuşulan, tartılıp biçilen olduğu için etkisi ve saygınlığı kalıcıdır.
Böyle bir toplumda tartışmalar da daha yapıcı olur. İnsanlar birbirlerini bastırmak için yüksek ses kullanmak yerine, fikirlerini açıklayarak ve karşı tarafı anlamaya çalışarak iletişim kurarlar.
Karşılıklı empati, yalın ve amasız dinlemeye başlarız ki artık kırgınlıkların ve yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeden akışkan bir iletişimi başarmış oluruz.
Bu durum, hem bireyler arasında saygıyı artırır hem de ortak aklın oluşmasına katkı sağlar.
Seslerin değil sözlerin, sloganların değil anlamların yaşadığı bir toplum; düşüncenin, bilginin ve kültürün geliştiği bir toplumdur.
Böyle bir ortamda insanlar daha bilinçli konuşur, daha derin düşünür ve toplumun ortak değerleri daha sağlam temeller üzerine kurulmuş olur.
Şairin mısralarındaki güzellikle….
Sözü değerli kılan, manada yüceliktir
Manada gizli olan, nüktede inceliktir
Söz mizanda tartılır, ağırlığa bakılır
Şayet söz hafif ise, fikirde cüceliktir…
İlhan Tatar
İletişim Uzmanı
Yorumlar