KÖŞE YAZISI

TOKAT’IN VALİSİ OLDU, AMA YİNE GİDECEK

İbrahim Ocak
İbrahim Ocak

Kose Yazari

Reklam

Tokat, yalnızca bir şehir değildir; o, Anadolu’nun kalbine işlenmiş köklü bir hatıradır.

Danişmendin irfanıyla yoğrulmuş, Selçuklunun medreselerinde ilimle aydınlanmış, Osmanlı’nın hanlarında ticaretle nefes almış, Cumhuriyetin iradesine gönülden omuz vermiş; kadim geçmişine yakışır bir geleceği inşa etmek için sabırla ve vakarla çalışan bir şehir.

Her taşında bir dua, her suyunda bir hatıra vardır.

Yeşilırmak bu şehrin kalbi, Kelkit ise nefesidir.

Kalp ve nefes olmadan beden yaşayamaz; süreklilik ve istikrar olmadan da bir şehir vizyoner hedeflerine ulaşamaz.

Tokat’ın ruhu ve asıl gücü işte bu idari ve sosyal süreklilikte gizlidir.

Büyük İmtihan ve Kurumsal Uyum

Geçtiğimiz günlerde aşırı yağışların tetiklediği sel ve taşkınlar Yeşilırmak’ı kabarttı.

Almus Barajı, 33 yıl aradan sonra ilk kez tam doluluk seviyesine ulaştı.

Şehrimiz büyük bir imtihanın eşiğine geldi.

Ancak barajdan bırakılan suyun titizlikle yönetilmesi ve kurumlar arası dengenin gözetilmesi sayesinde büyük bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bu başarı bir tesadüf değil; bilinçli, planlı bir iradenin ve devletimizin gücünün sonucuydu.

Valiliğimizden kaymakamlıklarımıza, DSİ’den AFAD’a ve belediyelerimize kadar her kurumumuz üzerine düşeni layıkıyla yaptı.

Bu kriz sürecinde Valimiz Sayın Abdullah Köklü, yönetim becerisiyle özellikle öne çıktı.

Gece gündüz sahada olmak, kararları zamanında almak ve kurumları yüksek bir uyum içinde yönetmek büyük bir devlet tecrübesinin yansımasıydı. İbn Haldun’un dediği gibi: “Zorluklar, gerçek liderleri ortaya çıkarır.” Tokat, bu zorlu süreçte o kurumsal liderliği yakından gördü.

Sivil Toplum ve Yönetim Dinamiği

BAŞTEK Derneği ve şehirdeki pek çok sivil toplum kuruluşu olarak, yönetim süreçlerinin ilk dönemlerinde kurumsal diyalog mekanizmalarının biraz daha mesafeli işlediğine şahit olduk.

Ancak zamanla bu anlayışın olumlu yönde geliştiğini; STK’larla istişarelerin başladığını, sahaya inildiğini ve diyalog kapılarının aralandığını görmek şehrimiz adına memnuniyet verici oldu.

Ve şimdi, tam da bu iş birliği ve olgunluk noktasına gelinirken, Tokat’ın ortalama mülki idare değişim süreçlerinin getirdiği o kritik döneme yaklaşıyoruz.

İstikrar ve Sürdürülebilir Kalkınma İhtiyacı

Yıllardır süregelen dinamik bir döngümüz var: Kıymetli yöneticilerimiz geliyor, şehri tüm dinamikleriyle tanıyor, projeler tam olgunlaşma evresine geçerken görev değişimleri yaşanıyor.

Şehrimiz adeta mülkî idare için bir tecrübe ve olgunlaşma merkezi hâline gelmiş durumda.

Değerli yöneticilerimiz burada kazandıkları derin tecrübeleri daha sonra başka illerimizde hayata geçiriyorlar.

Kuşkusuz devletimizin her noktası bizimdir; ancak bu hızlı döngünün getirdiği planlama kesintilerinden en çok etkilenen ne yazık ki Tokat’ın stratejik projeleri oluyor.

Ankara’ya Ortak Çağrımızdır

Tokat, sadece geçici planlamaların yapılacağı bir basamak değil; köklü tarihi, stratejik coğrafyası ve dinamik insanıyla süreklilik sahibi, uzun vadeli ve iz bırakmaya kararlı bir yönetim vizyonuna muhtaçtır.

Büyük kalkınma hamleleri ancak yönetimde istikrarla, stratejiler ise sürdürülebilirlikle mümkündür.

Sayın Valimize bu zorlu süreçteki özverili, kararlı ve kriz yönetimindeki duruşu için yürekten teşekkür ederiz.

Devletimizin ciddiyetini ve vakarını kendisinde gördük.

Ancak Tokat’ın dinamikleri olarak, bu kurumsal disiplinin yanında, şehrimizin sosyal dokusunu besleyecek o samimi, uzun soluklu ve iç içe geçmiş diyalog zeminini tam anlamıyla geliştirmeye zamanımız yetmedi.

Tokat ulu bir çınar gibidir; gölgesiyle nice nesilleri serinletir, dallarıyla nice hatıraları taşır.

Ama o çınarın güçlü kalması için yalnızca kısa dönemli planlar değil; köklerini sürekli besleyen, gövdesine can katan uzun vadeli ve istikrarlı bir idari irade gerekir.

Atatürk’ün Tokatlılara söylediği ve zihinlerimize kazınan o asil sözler bugün de hafızalarımızda yankılanıyor:

“Hiçbir savunma vasıtasına sahip olmasak dahi, dişimiz, tırnağımızla, zayıf ve dermansız kolumuzla mücadele ederek şeref ve haysiyetimizi, namusumuzu müdafaa etmeyi zaruri görüyorum.”

Bu söz, Tokat’ın Millî Mücadele’ye verdiği muazzam katkının en büyük nişanesidir.

Tokatlılar hiçbir zaman karşılık beklemedi; çünkü bu toprakların kaderi hep asil bir vakarla çalışmak olmuştur.

Fakat artık bu vakur duruşumuzun, şehrimizin kalkınma ve istikrar talebi olarak Ankara’da daha gür duyulması gerekmektedir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Tokat’a teşrifinin yıl dönümünü idrak etmeye hazırlanırken, bu talebi dile getirmek şehrimize olan borcumuzdur.

Artık Tokat’ın kalkınma türküsü yarım kalmasın; bu topraklarda yönetim, yalnızca bir dönemin hatırasından ibaret değil, geleceğe uzanan kalıcı, istikrarlı ve güçlü bir miras bıraksın.

Saygılarımla,

İbrahim OCAK

BAŞTEK Başkent Tokatlılar Derneği Başkanı

PAYLAŞ

Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.

Reklam

BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

İbrahim Ocak

İbrahim Ocak

Kose Yazari

5 YAZISI VAR

İbrahim Ocak, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.

YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI

TÜMÜ