Milli ve Manevi Değerlerle Yetişen Nesiller, Geleceğimizin En Güçlü Teminatıdır
Bu anlayıştan hareketle Tokat'ta hayata geçirilen 4-6 Yaş Çocuk Akademileri, geleceğe yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Bu akademiler yalnızca çocukların eğitim aldığı kurumlar değil; sevginin, merhametin, güzel ahlakın, saygının ve milli şuurun filizlendiği irfan yuvalarıdır.
Çocukluk dönemi, insan hayatının en önemli evresidir. Bu yaşlarda kazanılan değerler, bireyin bütün yaşamına yön verir. Erken yaşta doğru rehberlikle tanışan çocuklar; hem kendi kimliğini tanıyan hem de milletine, vatanına ve manevi değerlerine bağlı bireyler olarak yetişirler. İşte bu sebeple 4-6 yaş eğitim merkezleri, geleceğin güçlü Türkiye'sinin manevi temelini oluşturan müesseseler arasında önemli bir yere sahiptir.
Şanlı tarihimizden ve köklü medeniyetimizden aldığımız ilhamla yetişecek her çocuk, yarınlarımızın umut ışığı olacaktır. Bu akademilerde verilen eğitim; yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret değildir. Aynı zamanda Peygamber Efendimizin güzel ahlakını, paylaşmayı, doğruluğu, sevgiyi, merhameti ve sorumluluk bilincini çocukların gönüllerine nakşeden bir eğitim anlayışını temsil etmektedir.
Milli Eğitim'in pedagojik birikimi ile manevi eğitimin aynı çatı altında buluşması, çocuklarımızın hem zihinsel hem de karakter gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Böylece akademik başarı kadar iyi insan olmanın da temel taşları küçük yaşlarda atılmaktadır.
Tokat'ta bu kıymetli eğitim modelinin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür etmek, aynı zamanda geleceğe karşı duyduğumuz sorumluluğun da bir gereğidir.
Bu anlamlı projeye vizyoner yaklaşımı ve himayeleriyle destek veren Tokat Valimiz Sayın Abdullah Köklü'ye; çocuklarımızın manevi dünyasını sahih dini bilgi ve güzel ahlak anlayışıyla buluşturmak için büyük gayret gösteren İl Müftümüz Esat Yapıcı'ya; eğitimin bilimsel ve pedagojik yönünü hassasiyetle yürüten İl Milli Eğitim Müdürümüz Hüseyin Kır'a; ayrıca bu hayırlı çalışmaya maddi ve manevi katkı sağlayan tüm gönüllülere, eğitimcilere, hocalara ve isimsiz kahramanlara gönülden teşekkür ediyoruz.
Toplumların yükselişi güçlü binalarla değil, güçlü karakterlerle mümkündür. Milli ve manevi değerlerine bağlı, ahlaklı, üretken ve sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek, geleceğimizi güvence altına almanın en sağlam yoludur.
Tokat İstişare Heyeti olarak; çocuklarımızın ruh dünyasını besleyen, milli kimliklerini güçlendiren ve manevi değerlerini sağlam temeller üzerine inşa eden bu tür eğitim çalışmalarının dün olduğu gibi bugün de yarın da destekçisi olmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz.
İnanıyoruz ki bugün atılan bu küçük adımlar, yarın büyük medeniyet yürüyüşlerinin başlangıcı olacaktır. Çünkü güçlü Türkiye'nin temeli; milli şuura sahip, manevi değerlerle yoğrulmuş ve güzel ahlakla yetişmiş nesillerin omuzlarında yükselecektir.
Tokat İstişare Heyeti
PAYLAŞ
Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.
BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Mehmet Emin Atmaca
Kose Yazari
Mehmet Emin Atmaca, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.
YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
BİTMEYEN YOLLARIN GÖLGESİNDE BİR ŞEHİR: TOKAT İÇİN ULAŞIM ARTIK BİR LÜKS DEĞİL, STRATEJİK BİR MECBURİYETTİR
Tokat'ın ulaşım projeleri neden stratejik önem taşıyor? Çamlıbel Tüneli, Topçam-Erbaa yolu, Tokat-Almus Tünel Yolu ve ilçe bağlantı yolları üzerinden ulaşım yatırımlarının turizm, tarım, ekonomi ve bölgesel kalkınmaya etkisini ele alan kapsamlı değerlendirme.
HESABIN ÇETİN TERAZİSİ
Tokat İstişare Heyeti Başkanı Mehmet Emin Atmaca, kaleme aldığı yazısında insanın sadece yaptıklarından değil, yapmaya gücü yettiği halde yapmadıklarından da sorumlu olduğunu vurgulayarak vicdan, adalet, sorumluluk ve toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu.
TOKAT İSTİŞARE HEYETİMİZİN ÖNERİSİDİR (5) TOKAT’IMIZIN GELECEĞİ:
Tokat İçin Ortak Akıl Çağrısı: “İstişareyle Geleceği İnşa Edelim” Tokat İstişare Heyeti, şehrin kalkınması için siyaset, bürokrasi ve sivil toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini açıkladı.
AYNA & ŞEHİR
Bir şehrin gerçek sahibi kimdir? Hukuken devlet mi, yoksa o şehirde yaşayan insanlar mı? Aidiyet duygusunun kaybolduğu noktada başlayan sahipsizlik algısı ve bunun şehirlere etkisi üzerine düşündüren bir yazı.