Dikiz Aynasına Takılıp Kalmak
Bir önceki konumuzda otobüsün camlarını beraber sildik, dışarıdaki o tozun aslında bizim kendi penceremizde olduğunu fark ettik. Manzara netleşti ama bir sorunumuz daha var: Gözümüzü dikiz aynasından ayırabiliyor muyuz?
Hayat yolculuğunda en çok yapılan kaza, önündeki devasa yolu (hakikati) izlemek yerine, sürekli dikiz aynasından arkada kalanlara bakmaktır. O ayna bize geçmişi gösterir; kaçırdığımız fırsatları, bizi kıran insanları, "keşke" dediğimiz o sapağı... Evet, o ayna güvenli bir sürüş için gereklidir ama oraya takılıp kalırsanız, önünüzdeki keskin virajı görmeniz imkânsızdır.
Bir düşünün; hala beş yıl önceki o tartışmanın içinde yaşıyor musunuz? Ya da on yıl önce kaybettiğiniz bir başarının yasını tutarken, şu an elinizde olan o muhteşem fırsatı ıskalıyor olabilir misiniz? Dikiz aynasına bakarak araba sürmeye çalışmak, sadece boynunuzu ağrıtmaz; sizi hayatın o akışkan ve canlı hakikatinden koparıp "geçmişin müzesine" hapseder.
Muavin kitabımda bir yerde şöyle bir cümle kurmuştum: "Arkadaki yol bitti, önündeki yolun ise henüz bir adı yok." İşte hakikat tam da o isimsiz yoldadır. Ancak biz, arkada kalan yolun tabelalarını okumaktan, önümüzdeki manzaranın güzelliğini fark edemiyoruz.
Bir de o meşhur "Kör Noktalar" var. Hani yan aynaya bakarsınız, yol boş görünür ama aslında tam yanınızda dev bir tır ilerliyordur. Hayatımızda da böyle kör noktalarımız var. Kendi hatalarımızı, egomuzu ya da haksız olduğumuz anları o kör noktaya gizleriz. Görmediğimiz şeyi "yok" sayarız. Ama hakikat, biz onu görsek de görmesek de oradadır ve o tırın kornasını duyana kadar genellikle çok geç kalmış oluruz.
İçinizdeki o sadık Muavin, aslında size şunu fısıldamak için orada: "Aynaya bak ama aynada yaşama. Kör noktanı kabul et ki, yan şeritten gelen hakikat sana çarpmasın."
Bu hafta hayatınızın dikiz aynasına ne kadar sıklıkla baktığınızı gözlemleyin. Eğer gözleriniz yoldan çok aynadaysa, bilin ki geçmişin hayaletlerini takip ediyorsunuz. Oysa hayat, o ön camdan giren rüzgârda ve henüz varmadığınız o tepenin ardındadır.
Bugünün sorusu bu olsun: "Bugün, geçmişin dikiz aynasında gördüğün hangi 'pişmanlık' görüntüsünü artık serbest bırakıp, sadece önündeki yola odaklanmaya hazırsın?"
PAYLAŞ
Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.
BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Serdar KAŞKAYA - Analist ve Yazar
Kose Yazari
Serdar KAŞKAYA - Analist ve Yazar, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.
YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
Zamanın Kiracısı
Kader ve Zaman İlişkisi: Zamanın Sahibi miyiz, Kiracısı mı?
Kaderin Durakları ve Bizim Bekleyişlerimiz
Kaderin Durakları ve Bekleme Sanatı: Zamanı Zorlamanın Bedeli
Yolculuğun tadını çıkarmak için varmayı mı bekliyorsun?
Anı Yaşamak ve Farkındalık: Ön Camdaki Gerçeklik, Geçmişin dersleri ve geleceğin planları arasında sıkışıp kalmak
Modern Dünyanın Unutulan Refakatçisi
Ruhunuz geride kalmış olabilir… Peki siz hala ilerlediğinizi mi sanıyorsunuz? Modern insanın içsel yolculuğunu sorgulatan güçlü bir yazı.