CENNET KOKULU BİR DESTAN: ANNE
Anne varsa yuva vardır. Bir evi ayakta tutan ne betonudur ne de tuğlası; bir evi yuva yapan, annenin o evi dolduran nefesidir. O nefes kesilirse, saraylar bile ıssız birer harabeye döner. Perdenin duruşundaki zarafet, mutfaktan gelen o tanıdık tıkırtı ve kapıdan girer girmez insanı karşılayan o eşsiz huzur, sadece annenin varlığıyla mümkün olan sihirli bir dokunuştur.
Anne varsa sevgi vardır. Bu dünyada çıkarsız, hesapsız ve hudutsuz tek bir duygu varsa o da annenin evladına duyduğu aşktır. Öyle bir sevgi ki bu; evladı hata yaptıkça eksilmez, aksine merhametle daha da büyür. Bir annenin bakışında saklı olan o derin sevgi, en katı kalpleri bile yumuşatacak, en ağır yaraları tek bir tebessümle kapatacak kadar kudretlidir.
Anne varsa merhamet vardır. Dünyanın tüm adalet terazileri şaşsa da, annenin merhameti asla şaşmaz. Biz daha acımızı hissetmeden, onun yüreği yangın yerine döner. Kimsenin elini uzatmadığı o karanlık kuyularda, bizi yukarı çeken el hep onun elidir. Merhamet, bir annenin parmak uçlarından evladının saçlarına süzülen sessiz bir şifadır.
Anne varsa huzur vardır. Hayat bizi ne kadar yorarsa yorsun, dünya üzerimize ne kadar gelirse gelsin; annenin dizine başımızı koyduğumuz o an, tüm kaos sona erer. O diz, dünyanın en güvenli kıtasıdır. Sadece onun yanında olduğunuzu bilmek, ruhun tüm yüklerini bir kuş tüyü gibi hafifletir ve insanı yeniden doğmuşçasına teskin eder.
Anne varsa umut vardır. En karanlık kışın ortasında bize baharı müjdeleyen, "Dayan yavrum" diyerek içimizdeki sönmek üzere olan ateşi yeniden harlayan annedir. O, umudun yaşayan en büyük temsilcisidir. Dünyanın bitti dediği yerde, anne yeni bir yol açar ve evladını o aydınlık yarına elinden tutarak taşır.
Anne varsa dua vardır. Biz uykudayken, dünya uyurken, semaya sessizce yükselen o gizli ordunun adıdır anne duası. Hiçbir kilitli kapı o duanın karşısında duramaz. Bizim hayat yolundaki her başarımızda, her kazadan kurtuluşumuzda, aslında annemizin seher vaktinde döktüğü gözyaşlarının ve içten yakarışlarının gizli mührü vardır.
Anne varsa sıcak bir sofra vardır. O sofra sadece bir yemek masası değil, bir gönül ziyafetidir. En basit yemeğe bile kendi ruhunun lezzetini katan, ellerinin bereketiyle o tabağı şifaya dönüştüren annedir. Onun ellerinin değdiği her lokma, bedeni doyurmaktan öte, ruhun açlığını gideren bir sevgi iksiridir.
Anne varsa bekleyen bir kalp vardır. Siz ne kadar uzaklara giderseniz gidin, ne kadar unutursanız unutun; bir yerlerde sizin için çarpan, her saniye sizi düşünen ve kapı her çaldığında "gelen o mu?" diye heyecanlanan o kutsal kalp asla durmaz. Beklemek, annenin ömür boyu süren sessiz ve asil nöbetidir.
Anne varsa fedakârlık vardır. Fedakârlık, bir annenin lugatında "ben" kelimesinin silinip yerine "evladım" kelimesinin yazılmasıdır. Kendi uykusundan, kendi gençliğinden, kendi hayallerinden bir bir vazgeçip, tüm o vazgeçişleri evladının mutluluğuna birer tuğla yapan o gizli kahramanın adıdır anne.
Anne varsa güven vardır. Hayatın en büyük fırtınalarında bile sırtınızı yasladığınızda yıkılmayacak tek dağ annedir. Onun "korkma, ben buradayım" diyen sesi, dünyanın en sağlam kalkanıdır. Güven, annenin sıcak avuçlarında filizlenen ve evladını ömür boyu koruyan görünmez bir çelik zırhtır.
Anne varsa şefkat vardır. Dünyanın bütün sertliği, bir annenin kucağında erir gider. Şefkat, onun sesindeki o eşsiz tınıda, elinin o naif dokunuşunda gizlidir. En derin kırgınlıkları bile bir bakışıyla onarabilen, ruhun yorgunluğunu tek bir sarılışıyla dindirebilen yeryüzündeki tek mucizedir şefkat.
Anne varsa hayat güzeldir. Onun bir tek gülüşü, en gri günleri bile bahar bahçesine çevirir. Hayatın zorlukları, onun varlığıyla katlanılabilir hale gelir. Dünya, bir annenin gözlerinden bakıldığında çok daha anlamlı, çok daha renkli ve çok daha yaşanmaya değer bir yerdir.
Anne varsa karanlıkta bile ışık vardır. Yolumuzu kaybettiğimizde, zifiri karanlıklarda kaybolduğumuzda bize yönümüzü hatırlatan o kutup yıldızı annedir. O, kendi canından feragat edip evladının yolunu aydınlatmak için yanan bir meşaledir. Onun ışığı, sadece gözlerimizi değil, asıl ruhumuzu aydınlatır.
Anne varsa insan kendini yalnız hissetmez. Kimsesizliğin en ağır soğuğunda bile annenin sevgisi insanı sıcacık sarar. Dünyadaki herkes sırtını dönse, o yine sarsılmaz bir sadakatle yanınızda durur. Anne varken insan, koskoca kainatta tek bir kişi bile kalsa, yine de dünyanın en kalabalık ve en korunaklı insanıdır.
Anne varsa dünyanın en güzel sesi vardır. O ses, içinde binlerce ninninin şefkatini, binlerce öğüdün hikmetini taşır. Bir annenin "yavrum" deyişi, tüm şarkılardan, tüm şiirlerden daha besteli ve daha derindir. O ses, ruhumuzun en temel ihtiyacı, hayatımızın en huzurlu nakaratıdır.
Başta aziz şehitlerimizin emaneti olan şehit annelerimiz olmak üzere; yüreğinde anne şefkati taşıyan tüm kadınların ve hayatını evladına adamış tüm annelerimizin ellerinden öpüyoruz. Ahirete göç etmiş tüm annelerimizin mekanı cennet, makamı ali olsun.
PAYLAŞ
Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.
BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı
Kose Yazari
Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.
YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
ELİNDEN GELENİ YAPTIYSAN GERİSİNİ SEYRET
muzlarınızdaki görünmez dağları indirin. Çözülmeyen düğümleri kendi vaktiyle baş başa bırakın. Derin bir nefes alın ve "Ben elimden geleni yaptım, artık gönül rahatlığıyla seyredeceğim" diyerek hayatın akışını en çok merhamet edene emanet edin. Göreceksiniz; yükünüz hafiflediğinde, içine girdiğiniz bu yolda yürümek ne kadar da güzel olacak.
HER EV BİR KIŞLA GİBİYDİ, HER YÜREK BİR CEPHE
15 Temmuz gecesinde milletin gösterdiği birlik, cesaret ve vatan sevgisini anlatan duygu yüklü bir makale. Her evin bir kışlaya dönüştüğü o tarihi gecede yaşanan fedakârlık, bağımsızlık ruhu ve şehitlerimize duyulan minnet güçlü ifadelerle anlatılıyor.
IHLAMUR KOKULU ŞEHİR :TOKAT
Tokat’ta ıhlamur sadece bir kış çayı değil, Yazmacılar Hanı’nda asırlık bir zanaatın kalbidir. Ihlamur ağacının sanatla buluştuğu kadim hikayeyi keşfedin.
ANNELİK: BİR İSMİN İÇİNE SIĞMAYAN KAHRAMANLIK
Annelik; fedakârlığın, sabrın, merhametin ve karşılıksız sevginin en yüce halidir. Çocuk yetiştirmenin ötesinde ahlaklı nesiller inşa eden annelerin toplumdaki eşsiz rolünü anlatan bu duygu yüklü makale, anneliğin görünmeyen emeklerinin makalesidir.