Gazi Osman Paşa, benim için sadece bir komutan değil, vatan sevgisinin ete kemiğe bürünmüş haliydi.
GAZİ OSMAN PAŞA
Çocukluk, insanın ruhunun bir hamur gibi şekillendiği en kıymetli evredir. Benim bu dönemdeki en büyük şansım; yapay kahramanlarla, kurgulanmış maskelerle değil, bizzat tarihin içinden süzülüp gelen bir asaletle tanışmış olmaktı. Rahmetli babamın dizinin dibinde, "Tuna Nehri Akmam Diyor" marşının o vakur ritmiyle dinlediğim Gazi Osman Paşa, benim için sadece bir komutan değil, vatan sevgisinin ete kemiğe bürünmüş haliydi.
Bugün etrafımıza baktığımızda, çocuklarımızın "sahte kahramanlıklar" ve içi boşaltılmış figürlerle avutulduğunu üzülerek görüyoruz. Oysa bir çocuğun dünyasına yön verecek olan; ekranların parlak ışıkları altında sunulan sanal karakterler değil, Plevne’nin dondurucu soğuğunda milleti için göğsünü siper edenlerin gerçek hikâyesidir.
Asıl mesele, çocuklarımıza kimleri önder olarak gösterdiğimizdir.
Gazi Osman Paşa’nın o meşhur direnişini babamdan dinlerken, vatan sevmenin sadece bir duygu olmadığını, bir irade ve sadakat sınavı olduğunu öğrendim. O sarsılmaz irade öyle büyüktü ki, kuşatmanın sonunda esir düştüğünde bile Rus Çarı karşısında eğilmemiş; Çar, gösterdiği eşsiz cesaret karşısında bir saygı nişanesi olarak "Senin gibi bir kahramanın kılıcı alınmaz" diyerek kılıcını kendisine iade etmiştir. Düşmanının bile hürmet ettiği bu vakur duruş, bizim evlatlarımıza bırakacağımız en büyük derstir.
Sahte kahramanlar çocuklara sadece "güçlü olmayı" vaad ederken; Gazi Osman Paşa gibi gerçek önderler onlara dik durmayı, sabretmeyi ve memleketine adanmış bir ömrün onurunu öğretir.
Bana çocuk yaşta o büyük vatan ve millet heyecanını aşılayan bu miras, bugünkü hayatımın en sağlam pusulasıdır. Evlatlarımıza masallar değil, yaşanmış destanlar bırakmalıyız. Çünkü biliyoruz ki; kökü Plevne’ye, ruhu Tuna’ya dayanmayan bir vatan sevgisi, rüzgâra kapılmış bir yaprak gibi savrulmaya mahkûmdur.
Bu vesileyle, hem bu asil ruhu bana aşılayan rahmetli babamı hem de göğsümüzü kabartan o büyük komutanı, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa'yı minnet, hürmet ve dualarla anıyorum; ruhu şad, mekânı cennet olsun.
PAYLAŞ
Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.
BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı
Kose Yazari
Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.
YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI
ELİNDEN GELENİ YAPTIYSAN GERİSİNİ SEYRET
muzlarınızdaki görünmez dağları indirin. Çözülmeyen düğümleri kendi vaktiyle baş başa bırakın. Derin bir nefes alın ve "Ben elimden geleni yaptım, artık gönül rahatlığıyla seyredeceğim" diyerek hayatın akışını en çok merhamet edene emanet edin. Göreceksiniz; yükünüz hafiflediğinde, içine girdiğiniz bu yolda yürümek ne kadar da güzel olacak.
HER EV BİR KIŞLA GİBİYDİ, HER YÜREK BİR CEPHE
15 Temmuz gecesinde milletin gösterdiği birlik, cesaret ve vatan sevgisini anlatan duygu yüklü bir makale. Her evin bir kışlaya dönüştüğü o tarihi gecede yaşanan fedakârlık, bağımsızlık ruhu ve şehitlerimize duyulan minnet güçlü ifadelerle anlatılıyor.
IHLAMUR KOKULU ŞEHİR :TOKAT
Tokat’ta ıhlamur sadece bir kış çayı değil, Yazmacılar Hanı’nda asırlık bir zanaatın kalbidir. Ihlamur ağacının sanatla buluştuğu kadim hikayeyi keşfedin.
ANNELİK: BİR İSMİN İÇİNE SIĞMAYAN KAHRAMANLIK
Annelik; fedakârlığın, sabrın, merhametin ve karşılıksız sevginin en yüce halidir. Çocuk yetiştirmenin ötesinde ahlaklı nesiller inşa eden annelerin toplumdaki eşsiz rolünü anlatan bu duygu yüklü makale, anneliğin görünmeyen emeklerinin makalesidir.