KÖŞE YAZISI

Hemşire

Prof. Dr. Atilla Şenaylı
Reklam

Geçenlerde Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde beraber çalıştığımız hemşire kardeşim aradı. Tokat’tan ayrıldığım 2008 yılından sonra bir kez karşılaşmıştık. On yıldan fazladır da görüşmemiştik ancak birbirimizi ne zaman arar isek sanki dün görüşmüşüz gibi candan görüşürüz. Uzunca sohbet ettik, kapattık.

Tabii olarak çağrışım yaptı, geçmişi düşündüm. Tokat’ta çok güzel bir sistem kurduk hemşire arkadaşlarımla. Hepsini hala hatırlıyorum, çok başarılı hemşirelerdi.

Benim sağlık sisteminde hemşirelerin ne anlam taşıdığını bu dönemde en iyi bir şekilde anladım.

Uygun yöntemle, birlikte çalışılınca, ne kadar üst düzeye çıkabileceğimizi bu hemşire arkadaşlarım sayesinde ispat edebildim.

Mesai arkadaşları olduğumuz için hamaset yaptığım düşünülebilir ama öyle değil,

Anlatayım.

Üniversite hastanesi o zaman henüz açılmamıştı. Az sayıda olan hekim arkadaşlarımızla açılış için hazırlıklarını yapıyorduk. Haliyle kadroya hemşire alınması gerekiyordu, biz de ilana çıktık. O zaman KPSS yoktu. Başvurular değerlendirildi, planlanan sayıda hemşire alındı. İşe alınan hemşireler çocuk tarafında çalışmaktan çekiniyorlardı. Çocuk hasta ile uğraşmak, teknik anlamında, zordur, o yüzden saygı duymak gerek.

Öncelikli sorunumuz doğal olarak bu oldu.

Uzmanlığını aldığım üniversitenin oturmuş bir yapısı vardı. Hemşirelerimiz çok tecrübe idi. Süreç yönetimine çok alışıktılar. Kimse de bize ihtisası tamamlayınca çalışma ortamı ile ilgili ne yaşanabileceğini bildirmemişti ve yeni bir ortamda olursak işleyen bir düzenek kurmak için ne yapmak gerektiği bilmiyorduk. Yani ahvale göre yeni bir durum ile karşı karşıyaydım. Benim servise seçilen hemşirelerden sadece birisinin tecrübesi vardı, bir diğerinin az tecrübesi vardı ve diğerlerinin yoktu.

Bu durumda ne yapılır?

Hekim psikolojisinde işin kolayına kaçma vardır (genellikle diyeyim de az kızsınlar). Zor olanı seçtim: Birlikte süreç yönetimi.

Tabii ki beraberce dersler, seminerler yapmaya başladık. Yatan hastanın biraz farklı özelliği varsa hasta başında o durum hakkında konuşulurdu, bilgi toplanır, paylaşılırdı. Süreçte eksiklikler beraberce tespit edildi, sistemi geliştirmek için öneriler yapıldı, ortak kararlar alındı.

Hepsi o kadar ilgili idiler ki bir süre sonra benim bir şeyleri dile getirmeme gerek kalmamaya başlamıştı. Bir süre sonra hemşire arkadaşlarım “Bizim yenidoğan yoğun bakım kursuna gitmemiz lazım” diyerek görüşümü sormaya gelince ne kadar mutlu olduğumu hatırlıyorum. Gittiler,15 gün şehirden ayrıldılar, canla başla öğrenip geldiler.

Eğitime gittikleri yerdeki hocaları da şaşırmışlar, motivasyona bakın.

Hemşirelerimizin verdikleri güçle tedavi sistemimiz büyüdü. Yeni cihazlar almaya cesaretimizi oldu, biz bu işi bu ortamda yaparız arkadaş diyerek.

Cihaz aldığımız alman firması haritayı açıp Tokat’ın yerine bakmış, orası neresi ola ki diyerek.

Yazının başında bahsettiğim hemşire kardeşim bir süre sonra servisimin sorumlu hemşiresi oldu. Bir gün öğrendim ki kan sayımı 3’e düşmüş bu hemşirenin. Normali ortalama 12. Hala ortalıkta koşturuyor. Tedaviye ve dinlenmeye gitmesini söyledim, “Hastalar ne olacak?” dedi bana.

Allah Allah.

Kendisini öldürecek ama derdi değil, hastaları düşünüyor. Çocuk cerrahi servisini çok sevdiğini bildiğim için başka servise gönderirim demek zorunda kaldım. Neyse ki bu söylem etkili oldu, ikna ettim. İyileşti geldi, devam ettik.

Gelelim kıssadan hisseye.

Ülkemizin hemşireleri çok değerli.

Sanmıyorum ki biz doğru davranışlarda bulunalım da hemşirelerimiz buna nankörlükle cevap versin.

Sistem… vsr kısmını geçtim, oraya benim etkim yok.

Ancak,

Biz vatandaşlar olarak hemşirelerimizin neler yaşadığını biliyor muyuz?

Ve maalesef, hemşire arkadaşlarımız kendi yaşadıkları kısır döngülerden nasıl çıkabilecekleri biliyorlar mı?

Ah ediyorum. Çok söz var ama boğaza düğümleniyor, diyemiyorum. Bizler onları göz ardı etmeyelim istiyorum. Hemşirelik düzeyini çok yukarılara çekmemiz gerek diyorum.

Bu kadarını da olsa sizlerle paylaşabildim ya, şükrediyorum.

 

 

 

 

PAYLAŞ

Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.

Reklam

BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Prof. Dr. Atilla Şenaylı

Prof. Dr. Atilla Şenaylı

Kose Yazari

11 YAZISI VAR

Prof. Dr. Atilla Şenaylı, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.

YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI

TÜMÜ