KÖŞE YAZISI

LGS EŞİĞİNDE ANNE BABA OLMAK: BİR SINAVDAN DAHA FAZLASI

Reklam

​Önümüzdeki Cumartesi günü binlerce evladımız, aylardır süren yoğun temponun ve dökülen alın terinin neticesi olarak LGS sıralarında oturacak. Bizler de anne babalar olarak en az onlar kadar heyecanlı ve umutluyuz. Evlerin içindeki hava, görünmez bir iplikle sınav sabahına bağlanmış durumda. Ancak tam da bu son düzlükte, telaşın ritmine kapılmadan önce kendimize sormamız gereken hayati bir soru var: Biz bu sınavın neresindeyiz?
​Çocuklarımızın omuzlarındaki kaygıyı hafifleten birer liman mıyız; yoksa iyi niyetimizin arkasına gizlenerek o yükü artıran birer ağırlık mı? Unutmayalım ki sınav salonundaki o birkaç saat; sadece akademik bilgiyi değil; duygu yönetimini, sükûneti ve en önemlisi, evdeki huzurun o optik forma nasıl yansıdığını da ölçer.
​Kaygıyı Değil, Sükûneti Bulaştırın
​Çocuklar bu dönemde adeta birer hassas radar gibidir. Bizim iç dünyamızda kopardığımız fırtınaları, yüz ifademizdeki gerginliği kurduğumuz süslü cümlelerden çok daha hızlı okurlar. Biz ne kadar paniksek, onlar kendilerini o kadar çaresiz hissederler. Kaygı da sükûnet de bulaşıcıdır; evde hangi duyguyu yayacağımızı seçmek bizim elimizdedir.
​Bu süreçte şu kritik noktalara dikkat etmek hayati önem taşıyor:
​Emeğe Odaklanın, Çabayı Kutsayın: İyi niyetle söylenen "Kazanamasan da olur" cümlesi bile çocukta gizli bir beklenti baskısı yaratabilir. Bunun yerine, "Biz senin aylardır nasıl emek verdiğini gördük ve bu azminle zaten gurur duyuyoruz" demek, çocuğa sonucun değil, gösterdiği karakterin ödüllendirildiğini hissettirir.
​Kıyaslama Tuzağına Düşmeyin: Akrabaların, komşuların çocuklarının deneme sonuçlarını asla evinize misafir etmeyin. Bir gülü karanfille, bir kartalı kırlangıçla kıyaslayamazsınız. Bir insanı adilce kıyaslayabileceğiniz tek kişi, sadece dünkü kendisidir.
​Sınavı "Değer" Meselesi Yapmayın: Bu sınav evladınızın kişiliğini, zekasını veya merhametini ölçmüyor; sadece belirli bir akademik birikimi değerlendiriyor. Başarılı bir sonuç harika bir anahtar olabilir ama başarısızlık asla bir kilit değildir. Bizler evlatlarımızın karnelerine değil, varlıklarına talibiz.
​Son Virajda Evdeki İklimi Koruma Kılavuzu
​Cumartesi gününe kadar olan süreci huzurla atlatabilmek için ebeveynler olarak omuzlarımızda büyük bir koruyucu görev var:
​Olağanüstü Hal İlan Etmeyin: Evdeki beslenme, uyku ve dinlenme saatlerini her zamanki akışında tutun. Eve bir "sınav taburu" havası vermek çocuğa büyük bir tehlikenin yaklaştığı hissini verir. Sıradanlık, bu dönemdeki en büyük güven duygusudur.
​Cuma Gününü Hafifletin: Sınavdan önceki son günü ders çalışarak geçirmeyin. Zihni dinlendirecek açık hava yürüyüşleri yapın, evde sınav dışı konulardan, neşeli eski anılardan sohbet edin. Velilerin WhatsApp gruplarındaki kaygılı konuşmalardan ve sosyal medyadaki bilgi kirliliğinden hem kendinizi hem çocuğunuzu mutlaka uzak tutun.
​Hâsılıkelam...
​Cumartesi günü o sınıfların kapıları kapandığında, çocuklarımızın arkalarında hissedecekleri en büyük güç, anne babanın sarsılmaz ve koşulsuz sevgisidir. Hiçbir sınav belgesi, evladımıza duyduğumuz güvenin ölçüsü olamaz.
​İyi bir lise kazanmak elbette güzel bir imkandır; ancak bu hayattaki en büyük başarı, evladına sarsılmaz bir karakter kazandırabilmek ve her ne olursa olsun sığınabileceği şefkatli bir aile bağı sunabilmektir. Hayatın sınavları bitmez ama çocukluk yılları bir daha geri gelmez.
​Sınava girecek tüm evlatlarımıza zihin açıklığı; ömrünü onlara adayan siz kıymetli anne babalara da sonsuz bir yürek ferahlığı diliyorum. Emekleriniz zayi olmasın, çocuklarımızın yolu da, bahtı da açık olsun.

PAYLAŞ

Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.

Reklam

BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı

Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı

Kose Yazari

21 YAZISI VAR

Arzu ARSLAN - Sosyolog- Aile Danışmanı, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.

YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI

TÜMÜ