Usul
Usul
Usul, edep, yöntem, metot.
Değişik isimlerde ifade edebiliriz ama kelime kökü açısından muhakkak aralarında fark vardır. Ben hepsinin ortak kabul edilebileceği bir noktaya bakmak istiyorum.
En basit haliyle “nasıl yapılacağını bilmek”tir. Bir sonuca giden yola odaklanan bir kavramdır.
Bir işi doğru olarak tanımlamak, ya da doğru olduğuna emin olduğumuzun amacın peşinden gitmek çoğu zaman yeterli değildir. “Her şey tamam oldu.” diyebilmemiz için doğru bildiğimiz işin sonucuna vardığımızda bir şeyleri kırıp dökmediğimizi de biliyor olmamız gerekir.
Günlük hayatta usulün eksikliği çoğu zaman fark edilmez ama sonuçları açıkça hissedilir. Örneğin, geçen yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, kuralları biliyor olsak da usule uygun davranılmazsa neler olabileceğini, toplum olarak neler yaşayabileceğimizi ifade etmiştik.
Mesela, bir yerden diğerine araba ile yolculuk ediyoruz, gittiğimiz yere vardık ama yaya geçidinde yayanın öncelik hakkına dikkat etmek, olmadık yerde kornaya bastık, arkadan gelenlere dikkat etmeden yavaşladık, uygunsuz bir yerde park ettik. Vardık varmasına ama usul hatasını da bolca beraberinde getirdik.
Eğitim hayatında da usul dersek, çalışan, ama olması gerektiği gibi çalışan öğrenci, karşılığını almıyor mu? Alıyor elbette.
Toplum hayatında; söz kesmeyen, girdiği sıraya uyan, dinlemeyi bilen kişiler fark edilip saygınlık kazanmıyor mu? Hepimiz bu insanlara ister bizim gibi düşünsün ister düşünmesin “Beyefendi, Hanımefendi” demiyor muyuz? Diyoruz tabii ki.
Tıpta da usul, teşhisten tedaviye kadar her aşamada belirleyicidir. Doğru testin doğru zamanda yapılması, gereksiz müdahalelerin önlenmesi ve hasta takibinin düzenli olması tamamen, hasta ve yakınlarının güzelce bilgilendirilmesi usul bilgisine dayanır. Bu nedenle iyi hekimlik, sadece bilgi değil aynı zamanda güçlü bir usul anlayışı gerektirir.
İşte tam bu noktada çoğumuzun farkında olmadığı bir konuya işaret edeceğim.
Bizim, vatandaş olarak, dikkat etmemiz gereken hastalığın tedavisindeki usul değildir. Tam aksine sağlıklı kalmanın usullerine dikkat etmektir. Sağlık hepimizin elindeki doğal bir hazinedir, herkeste vardır. O halde, olan bu sağlığın gitmemesini sağlayan, koruyan usulleri bilmekle sorumluyuz. Kaybettiğimiz sağlığı arama usulü ise bambaşka bir mecraya girmek gibidir.
Hayatın kendisinin de bir üslubu olduğuna göre bu ortamın içinde yer almanın nesi kötü olabilir ki. Hatta, buna dikkat ettiğimiz için pek çok sorun ve sıkıntının önüne geçileceğine göre doğru bir yaklaşımdır.
Usul eksikliği ise çoğu zaman çatışma doğurur. İnsanlar “ne yapacaklarını” bilseler bile “nasıl yapacaklarını” bilmediklerinde iletişim bozulur. Bu da küçük meselelerin büyümesine neden olur.
Kaybettiğimiz şeyin hatası bizdedir çoğu zaman. Kaybettiğimizde ise bulmamıza sağlayacak kişilerin, kurumların usullerine uyarak dertlerimizin çözüleceğini, en azından kendi kendimize çözüm üretmeye kalkmaktan daha başarılı olacağını bilmeliyiz.
Sağlıklı günler dilerim.
PAYLAŞ
Bu içeriği sevdiklerinizle paylaşın.
BU MAKALE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Prof. Dr. Atilla Şenaylı
Kose Yazari
Prof. Dr. Atilla Şenaylı, Tokat Medya bünyesinde güncel ve özgün köşe yazıları kaleme almaktadır.